29 Kasım 2025
Bekir Ayaz
Papa’nın Türkiye’ye yaptığı bu ilk yurtdışı ziyareti salt bir barış mesajı gibi sunulsa da, gerçekte Türkiye’nin jeopolitik ağırlığı, Lozan sonrası düzen ve Hristiyan dünyasındaki merkez güç hesaplarıyla doğrudan temas halinde. Bu ziyaret, inançlar arası diyalogdan çok daha fazlasını ifade ediyor.
İznik vurgusu rastgele değil. 1700 yıl önce yapılan Birinci Konsil’in mirasını yeniden canlandırmak, Hristiyanlığın tarihsel hafızasını bu topraklara geri taşıyarak yeni bir ruhani merkez inşa etmek hedefleniyor. Bu çaba, Katolik ve Ortodoks hatlarında, dini bir ortak payda kadar siyasi ve kültürel bir yeniden dizilişi de barındırıyor.
Fener Rum Patrikhanesi’nin uluslararası bir ekümenik otorite gibi takdim edilmesi ise Lozan’da belirlenmiş hukuki çerçevenin aşınması anlamına geliyor. ABD ve Vatikan’ın bu konudaki iş birliği, Türkiye’nin karar mekanizmaları üzerinde sembolik ama uzun vadede etkili olacak bir baskı üretme niyeti taşıyor.
Rusya–Ukrayna Savaşı, Ortadoğu’daki Hristiyan–Ortodoks azınlıklar ve Antakya Patrikhanesi üzerindeki muhtemel etkiler düşünüldüğünde bu ziyaretin sadece dini olmadığı; çok katmanlı bir jeopolitik anlam taşıdığı açık. Katolik doktrinindeki “Üçüncü Bin Yıl” planlamasının Anadolu’ya yeniden merkezi bir kutsiyet atfetmesi de bu stratejinin ideolojik altyapısına işaret ediyor.
Sonuç olarak Papa’nın Türkiye ziyareti, diplomatik bir nezaket temasından ibaret değildir. Bu hamle, Batı’nın Hristiyan dünyası üzerinden bölgeye yeniden yön verme, Türkiye’nin egemenlik alanlarını tanımlama biçimini dönüştürme ve İslam coğrafyasındaki dağınıklığı kullanma girişiminin açık bir yansımasıdır.
Afrikada Azərbaycan şirkətlərinin iştirakı ilə ilk biznes-forum keçirilib
PAŞA NARGİLE VE CAFE YÜZLERÇE KİŞİNİN KATILIMI İLE AÇILIŞI YAPILDI
Birleşik Rusya, KOBİ Şirketi ve Opora Rossii, Kursk ve Ulyanovsk bölgelerinde “Kendi İşimiz” projesini başlattı
İki qardaş ölkənin diaspor qurumları müzakirələr aparıb
Denis Puşilin: Birleşik Rusya’nın “Güçlülerin Tercihi” parti projesinin geliştirilmesi, partinin gelecek stratejisinin şekillenmesi açısından önemlidir
Romen İş Adamı Mircea Voinea ve Türk İş Adamı Abdulkadir Yüksel ortak oldular